21 Mart 2017 Salı

Propa Ankara lansmanı : L'rouge



Merhabalar ,

18 mart cumartesi günü Ankara Kahya otelde Ankara annelerinin davetiyle Propa Ankara lansmanını gerçekleştirdik.
Önce kahvaltıyla başladık. Vildan hanım, Emel hanım ve Hakan beyin sıcak karşılaması ve ev sahipliği çok güzeldi. Emel hanım Ankara sorumlusu , Vildan hanım pazarlama sorumlusuyken Hakan bey firmanın kurucusu ve bizzat kendinin bizle ilgilenmesi ,sunumları gerçekleştirmesi beni çok memnun etti.

 Öncelikle biraz firmadan bahsetmek istiyorum. 1993 yılında İstanbulda kurulan %100 Türk sermayeli bir firma.  PH FARMA İlaç Ve Kozmetik Sanayi bugün 1200 çeşit ürünün üreticisidir.. Aslında bildiğimiz bir çok markanın arka yüzü diyebiliriz. Bir çok hastanenin ilaçlarının da tedarikçisi olan firma bunun yanında kozmetik, ev temizliği, parfüm gibi ürünlerde üretiyor. 

 Benim için önemli olan anne bebek ürünleride üreten Propa'nın ürünlerinde SLES, Paraben, Sulphate, Likit parafin, Alkol, Boya,  Aliminyum  gibi içerikler kesinlikle yok ve sertifikalarla tescilli.
Diğer önemli bir unsursa hayvanlar üzerinde test edilmiyor ve hayvansal içerik bulunmuyor. Doğal bitkisel yağlar, bitki extraktları ve vitaminler kullanılarak üretilen geniş bir ürün yelpazesine sahipler.
Üyelik sistemiyle çalışan firmanın bazı ürünlerini eczaneden temin edebiliyorsunuz onu da şu şekilde yapıyorsunuz. Eczacınıza http://www.sadeceeczane.com/  a girip ordan ürün isteterek getirebiliyorsunuz. Mesela benim kızımın şu an pişik problemi var ve pişik kremini bu şekilde getirtebiliyoruz. Bir çok ürünü hastanelerde hekimler reçete ediyorlar ve siz o şekilde temin edebiliyorsunuz. 

Şimdi lansmandan bi kaç fotoğraf ekliyorum. Biz çok keyifli vakit geçirdik. Ankara annelerine ve Propaya teşekkürler. Lansman hediyelerimizi de deneyince ayrıca yazacağım. Özellikle doğum sonrası şampuanı çok merak ediyorum. Çünkü yoksa yakında kel kalacağım . 




Ve bu ürünlerde Propanın bize denememiz için hediye ettikleri ürünler anne bebek ürünleri , ev temizliği ve kozmetik olarak da dudak dolgunlaştırıcı lipstick. Ürünleri denedikten sonrada bir ürün yazısı yazmayı düşünüyorum. 
Sevgiler Analog'tan...


7 Mart 2017 Salı

6. ayımız 3. dünya harbi

Merhabalar

Biz artık baya büyüdük altı aylık olduk bile. 6 koca ay sanırsın 6 saat gibi geçti bi yandanda 6 yıl da diyebiliriz.
Ağlamalar, gazlar, uykusuz geceler, kakalar , kabızlıklar derken geldik mi ek gıdaya...

Ek gıda sen ne melem bir şeymişin öyle. Ben ilk altı ay dünya sağlık örgütünü dinledim ve sadece anne sütü verdim . Yaklaşık iki buçuk haftalık ek gıda maceramızda şu an salmış durumdayım. Çünkü siz ne yaparsanız yapın o bebeğin bir kararı var.

Kaşık gördümü ağzını ayıran kızım şu anda elimde kaşık varsa eğer ağlarken bile ağzını açmıyor. Tabi ek gıdaya öyle kafamdan başlamadım. Bebeğin boynunu tutuyor olabilmesi destekli ve mama sandalyesinde oturabiliyor olması lazım. Siz yerken sizi takip edebiliyor olması da önemli bir konu.
Blw mi klasik yöntem mi ikisi karışık mı ? sebze mi meyve mi ?pütürlü mü püre mi ?  Ne vermeli ne vermemli acaba bu alerji yapar mı derken 6 aydır güllük gülistanlık geçen dönem cart diye bitiyor.

Ben şu anda kendim yediriyorum. Çünkü mama sandalyemiz henüz gelmedi. Ara ara kendim versemde Blw yapmak istiyorum zaten kendide hem kaşığa atlıyor hem tabaktakilere ki gittim kızıma vakumlu tabak aldım ki önüne koyacam kendi yesin ve batıracak ama batsın önemli değil. Kaşığa atlıyor dediysem benim elimden almak ve daha fazla yememek için.

Çocuğu iştahlı anneler ne şanslı çünkü asla bizim ne çektiğimizi bilemezler. Geçen bi hemşire diyorki bu dönemde bir çay bardağı ek gıdayı tüketebilir. Canım şaka yapıyorsun galiba ne çay bardağı biz iki tatlı kaşığı ne yöntemler geliştirerek zar zor yediriyoruz.

Bu süreçte en önemli olan konu sabır gel gör ki ben pıt diye sinirlenen bi insanım gelinde sabır edin deyin bazen sesimi yükseltiyorum saniyesinde pişman oluyorum. Ama zor be güzel kardeşim türlü türlü uğraşarak kuş kadar yiyecekler yapıyorum sonra hoop çöpe.

6. ay muayenemizde hekimimiz bana bi liste verdi bunları yiyebilir diye şuraya iliştiriyorum.
Bunları yiyebilir de ah bi yese. Hele ne yer ne yemez konusuna girersek kafalar yanar çünkü birinin yesin dediğine diğeri yemesin diyor. çocuk yerse vermek lazım tabi bazı gıdalar var alerji riskine karşı onları vermiyoruz. Allahtan o konuda hepsi hem fikir. Bunlar bal, çilek, yumurta beyazı( yüksek protein içerdiği için), tuz , şeker , patlıcan ( nikotinli olduğu için ), kivi, ananas, çikolata , krema, kuruyemiş....

İşin özeti a dostlar ben çok zorlanıyorum yedirirken. Biberona alışmasın istiyorum ama hiç yemeyince de çorbayı biberonla veriyorum. Bayıla bayıla yediği meyveyi mesela şu an reddediyor benim beyin pelte.

Ha birde kabızlık meselesi var ki en zor yaptı mı yapacak mı zorlanıyor mu ? Ben her yemeğine zeytinyağ katıyorum bazende kurutulmuş kayısıyı üç beş tane kaynatıp suyunu veriyorum. Cam rendede de tanesini ezip kabuğunu sindiremez diye çıkarıp kayısı püresi veriyorum. Tabi karın masajı yapıp bacaklara da bisiklet sürdürüyorum . Ay ne çok şey yapıyormuşum ya.

İşte öyle böyle derken 7. ayımıza 10 gün kaldı inş çocuğuma yemek yedirebilirim. Sizlerinde yöntemleri varsa dinlemek isterim.

Sevgiler Analog'tan...